Güneydoğu Asya'ya gelişimizin 7. günündeyiz. Çin'in güneyinde, Hindistan'ın doğusundaki coğrafi yarım adanın oluşturduğu bölgeye Çinhindi ya da Hindiçin deniyor. Adının dışında ne Çin ne de Hindistan ile siyasi ya da sosyolojik bir ilişkileri yok.. Sadece coğrafi bir bölge olarak isimlendirilmiştir.
Singapur, Vietnam ve Laos devletleri yanında Myanmer, Singapur, Tayland ve Malezya devletlerinin bulunduğu coğrafi bir bölgedir. Yaklaşık 70 yıl süren Fransız sömürge döneminde Fransız Hindiçini olarak da anılmıştır.
Logo Travel Firmasının düzenlediği ve rehberimiz Leyla Cingöz önderliğinde 23 kişilik bir gurubumuz var. 14 günlük gezimizin (ilk gün Singapur, Sonraki 4 gün Vietnam ve 3 gün Laos) 7 günü Laos'ta tamamladık. 7 gün daha buralardayız.
Babam rahmetli çocukluğumuzun "Atlas" dediğimiz dünya haritasını açar, bu bölgenin devletlerini, başşehirlerini teker teker sayar ve bu bölgedeki yaşamı hep merak ederdi. Ruhu şad olsun. Buralarda onu andım.
Bölgenin tarihi , doğası, kültür ve insanlarından etkilenmemek mümkün değil.
Bölgenin en zengin ülkesi Singapur'da en yüksek tepe Bukit Timah Tepesine araçlarla kısa sürede çıktık. Yaklaşık 164 metre yüksekliğindeymiş. İstanbul Çamlıca kulesi 369 metre olduğuna göre tepe kulenin yarısı bilem değil. Endemik bitki zenginliği nedeniyle koruma altına alınmış. Çevresindeki apartmanların yüksekliği tepeyi geçmek üzere. Yani demem odur ki dağı olmayan düz bir memleket. O tek tepe ile övünüyorlar.
Üç tarafı denizlerle çevrili Singapur'a denizden kaçak girmeye çalışanlar için timsahlara yakalanma olasılığı çok yüksekmiş. Singapur devleti kaçakların timsahlara yakalanmaları halinde hiçbir şekilde yardımcı olmuyormuş. Belki timsahları özel olarak besliyorlardır. Kim bilir?
1970'lerde iktidara gelen Halk Hareket Parti iktidarı rüşvet alan, hırsızlık ve dolandırıcılık yapanlara göz açtırmamış. Hatta rüşvet aldıkları için bazı bakanları bile idam ettirdikleri söyleniyor. O nedenle ülkede rüşvet, dolandırıcılık, hırsızlık, kaçakçılık hatta uyuşturucu ticareti ve kullanımı sorunu
Yalova il büyüklüğünde olan Singapur'da 6 milyona yakın insan yaşamaktaymış.
Sosyo- ekonomik açıdan bakıldığında yoksulu yok gibi, orta sınıf toplumun %80'ni oluşturmaktadır. Zengin dediğimiz kesimde % 20 dolaylarındadır
Türkçe konuşan rehberimizin söylediklerine göre; ülkede trafik sorunu yok gibi, araç alımı için her yıl kota konuyormuş. Benim param var zenginim, istediğim arabayı alırım! Yok öyle bir keyfiyet.
Okuma oranı %100. İlk öğretim ücretsiz. Üniversite paralı. Ancak üniversiteyi bitirince iş kurma ya da evlenmek için eğitim döneminde devlete ödediği paranın tamamı geri alınıyormuş. Sistem çalışmaya, üretime yönelik. Tembellik yok. Sosyal devlet anlayışı iyi gelişmiş ve yerleşmiş. Geliri düşük olanlara devlet desteği tabi ki var.
Benim Singapur ile ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Ülkemizdeki sosyopolitik ve ekonomik durumları karşılaştırırsınız diye yazdım. Yine üç tarafı denizlerle çevrili Anadolu'nun rüşvet, dolandırıcılık, uyuşturucu cenneti, uyuşturucu baronlarının cirit attığı bir Türkiye yarattık. Her alanda Dünya sıralamasında son sıralarda olduğumuz gerçeğiyle karşı karşıya kalınca üzülmemek elde değil. Al sana son 50 yıllık Türkiye ve Singapur ülkeleri. İster karşılaştır, ister "aman sen de..." deyip geç...
Zenginlik bulaşır diye Singapur'da çok kalmadık. Sabah geldik akşam Vietnam'a geçtik. Yaklaşık 1,5 saatlik uçak yolculuğu ile Vietnam'ın (eski Güney Vietnam) Mekong nehri platosunda yükselen Ho Chi Minh (Eski adı Saygon) şehrine indik.
Öncelikle Mekong nehrinden söz etmeliyim; gördüğüm ve öğrendiğim kadarıyla Çinhindi bölgesinin zenginliği ve mücadelenin adı Mekong nehridir. Tibet platosundan (topraklarından) doğup, Asya'nın 7. Dünyanın 12. en uzun nehridir. Yaklaşık 4900 km. uzunluğundadır. Güneydoğu Asya'da 6 devlete analık yapmaktadır. 300 milyondan fazla insanı beslemektedir.
Mekong nehrinin platosunda köstebek yuva ve tünelleri gibi mücadele alanındaki çatışmalar Amerikalıları çılgına çevirmiş. Chu Chi tünelleri 1940'larda Fransızları, daha sonra da 20 yıl süren Amerika Vietnam savaşında çok önemli rol oynamış. Yaklaşık 250 Km alana yayılan, derinliği 10 metreye ulaşan ( 3 kat) tünellerde mutfak, yönetim odaları, hastaneler ve komuta merkezlerine hiç ulaşamayan Amerikalıların komutanlarından biri en sonunda "Pes etmiş ve... Yahu! bizim bu memlekette ne işimiz var?..." söylemiyle tarihteki yerini almış. Çok büyük kayıplarla Amerikalılar tıpış tıpış ülkeyi terk etmek zorunda kalmış.
Emperyalizme karşı mücadele deyince; öncelikle Ho Chi Minh'in ülkesi, Vietnam halkının inanılmaz mücadeleleri gelir.
Çinhindi yazılarıma devam edeceğim. Ben gezerken ve yazarken heyecanlandım. Umarım sizleri de okurken etkileyebilmişimdir.
Sağlıklı günler dilerim.




