sdvf
sdvf

Serdar Karlıova


Kadınlardan Korkan Erkekler Çağı

Kadınlardan Korkan Erkekler Çağı


Her yıl 8 Mart geldiğinde aynı cümleleri duyuyoruz:
“Kadınlar çiçektir.”
“Kadınlar baş tacıdır.”
“Kadınlar annedir.”
Güzel sözler…
Ama gerçek şu: Kadınların çiçek gibi görüldüğü toplumlarda çoğu zaman kadınlar ezilir. Çünkü çiçekleri severiz ama söz hakkı vermeyiz. Ben meseleyi daha açık söylemek istiyorum. Bugün dünyada kadınlara karşı olan sorunların büyük kısmı aslında erkeklerin kadınlardan korkmasından kaynaklanıyor Evet, yanlış okumadınız. Kadınlardan korkan erkekler çağında yaşıyoruz.
Erkekler Kadının Güzelliğinden Değil, Zekâsından Korkar Ben yıllardır şunu söylüyorum: Beyni çalışan kadını sevmeyen erkek aslında kadın sevmiyordur. Sıradan erkek, güzel kadını zeki kadına tercih eder.
Çünkü bakmak kolaydır, anlamak zordur.
Ama zeki erkek farklıdır. Zeki erkek zeki kadından hoşlanır. Çünkü zekâdan korkmaz.
Bugün birçok erkeğin en büyük korkusu kadının güzelliği değildir. Kadının bağımsızlığıdır. Kendi kararlarını verebilmesi, kendi hayatını kurabilmesi, kendi gücünün farkında olmasıdır.


Kadını Bastıran Toplumlar Neden Geri Kalıyor?
Dünyaya bakın!.. En gelişmiş ülkelerin ortak özelliği nedir?
Kadınların güçlü olması.
Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitliği Endeksine göre: İzlanda, Norveç, Finlandiya, İsveç yıllardır eşitlikte zirvede. Tesadüf mü? Hayır.
Bu ülkeler aynı zamanda: En mutlu toplumlar, en yüksek refah seviyesi, en yüksek eğitim kalitesi listelerinde de üst sıralarda.
Öte yandan kadınların bastırıldığı toplumlarda: Şddet yüksek, demokrasi zayıf, ekonomi kırılgan… Çünkü kadını bastıran toplum aslında kendi potansiyelinin yarısını bastırır.


Kadınlardan Korkan Erkek Tipi
Kadınlardan korkan erkeklerin bazı ortak özellikleri vardır. Kadınların güçlü olmasını istemezler. Kadınların sesini kısmaya çalışırlar.
Kadınların özgürlüğünü tehdit olarak görürler.
Ama aslında korktukları şey kadının gücü değil.
Kendi güçsüzlükleridir. Çünkü güçlü erkek kadından korkmaz. Güçlü erkek kadının gücünü tanır.
Şiddet Güç Değildir
Bazı erkekler güçlerini kaslarında arar.
Bazıları paralarında.
Bazıları makamlarında.
Bazıları silahlarında.
Ama gerçek şu: Şiddet güçlülerin değil, güçsüzlerin dilidir. Kadına el kaldıran bir erkek güçlü değildir. O sadece kendi zayıflığını saklamaya çalışan biridir. İlkel erkek kadının gücünden korkar. Bu yüzden onu bastırmaya çalışır.
Ama bastırılan güç bir gün mutlaka patlar.


Kadının Gücü
Kadının gücü kaslarında değildir.
Kadının gücü iç dünyasındadır.
Sezgi. Empati. Bağ kurma becerisi.
Yaşam üretme yeteneği.
Bugün modern dünyada liderlik üzerine yapılan araştırmalar şunu söylüyor:
Geleceğin liderliği duygusal zekâya dayanıyor.
Ve bu alanda kadınlar doğal bir avantaja sahip.
Yani dünya aslında yavaş yavaş şunu fark ediyor: Kadınların bastırılması değil, güçlenmesi insanlığın yararınadır.
Bir Hikâye: Bir gün yaşlı bir kadına rastlamıştım.
Bir köyde herkes ona “Ana” diyordu. Üniversite okumamıştı. Kitap yazmamıştı. Televizyona çıkmamıştı. Ama köyde bir sorun olduğunda herkes onun kapısını çalıyordu.
Bir gün sordum: “Nasıl çözüyor sun bu sorunları?”
Bana şu cevabı verdi: “Erkekler kavga eder. Kadınlar çözüm bulur.”
Sonra ekledi:“Çünkü kadınlar hayatı büyütür, erkekler çoğu zaman egoyu büyütür.”
O gün anladım ki uygarlık bazen akademilerde değil, kadınların hayat bilgeliğinde saklıdır.


Kadın Erkek Meselesi Değil
Bu yazı bir kadın-erkek kavgası yazısı değil.
Bu yazı insanlık yazısı.
Kadın erkekten üstün değildir.
Erkek kadından üstün değildir.
Ama erkek kadını ezdiğinde insanlık kaybeder.
Kadın erkeği düşman gördüğünde de insanlık kaybeder.
Gerçek çözüm başka yerde.
Yan yana yürümekte.
8 Mart’ın Gerçek Anlamı
8 Mart sadece bir kutlama günü değildir.
Bu gün aslında insanlığa şunu hatırlatır: Bir toplumun uygarlık seviyesi kadına verdiği değerle ölçülür. Bir erkeğin bilinç seviyesi kadını nerede gördüğüyle anlaşılır. Arkasında mı?
Yoksa yanında mı?
Benim hayalimdeki dünya çok basit. Kadınların korkmadan yaşadığı, erkeklerin egemenlik kurma ihtiyacı duymadığı bir dünya.

O gün geldiğinde 8 Mart’a gerek kalmayacak.
Çünkü kadınlar ve erkekler zaten her gün hayatı birlikte kutluyor olacak.

Ve o gün geldiğinde insanlık belki ilk kez gerçekten uygar olacak.