Bodrum’da bazen bir akşam yemeği, bir toplantıdan çok daha fazlasını anlatır. Hele ki bu sofra Ramazan ayında kurulmuşsa… O masa sadece yemeklerin değil, aynı zamanda fikirlerin, hayallerin ve dayanışmanın da paylaşıldığı bir yere dönüşür.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Bodrum Esnaf ve Sanayici İş İnsanları Derneği iftarı tam olarak böyle bir atmosfer yarattı. Bodrum’un iş dünyasından birçok ismin bir araya geldiği o akşamda aslında sadece bir iftar yapılmadı; aynı zamanda Bodrum’un geleceğine dair güçlü bir birlik mesajı verildi.
Yıllardır gazetecilik yapıyorum. Sayısız davet, toplantı, panel ve organizasyon gördüm. Ama bazı buluşmalar vardır ki samimiyetini ilk dakikada hissedersiniz. İşte BESİAD’ın bu iftarı da bana tam olarak bunu hissettirdi.
Bunun en önemli nedeni ise kuşkusuz BESİAD başkanı Elvan Biçgin’in yaklaşımıydı.
Elvan Biçgin konuşmasında büyük cümleler kurmaya çalışmadı. Ama söylediği her cümlede bir gerçeklik, bir samimiyet ve bir sorumluluk duygusu vardı. Ramazan ayının sadece oruç tutulan bir zaman olmadığını, aynı zamanda insanların birbirini daha iyi anlaması için bir fırsat olduğunu söylediğinde aslında iş dünyasına da önemli bir mesaj veriyordu. Çünkü ticaret yalnızca para kazanmak değildir. Ticaret aynı zamanda güven üretmektir. İstihdam üretmektir. Bir şehre umut üretmektir.
Bodrum gibi hızla büyüyen bir şehirde iş dünyasının sorumluluğu da bu nedenle büyüktür. Turizmin, esnafın, yatırımcının ve girişimcinin birlikte düşünmesi gerekir. İşte tam bu noktada BESİAD gibi kuruluşların önemi ortaya çıkar.
BESİAD uzun yıllardır Bodrum iş dünyasının en önemli sivil toplum yapılarından biri. Ancak her kurum gibi dernekler de dönem dönem yeni bir enerjiye ihtiyaç duyar. Yeni fikirler, yeni projeler ve yeni bir vizyon…
Elvan Biçgin’in başkanlığıyla birlikte BESİAD’da tam olarak böyle bir hareketlilik hissediliyor.
Biçgin konuşmasında çok önemli bir hayalden söz etti: BESİAD’ın kendi merkezine sahip olması.
Belki ilk bakışta bu basit bir hedef gibi görünebilir. Ama aslında bir dernek için bu çok büyük bir adımdır. Çünkü bir merkez demek; fikirlerin buluştuğu, projelerin üretildiği ve genç girişimcilerin desteklendiği bir alan demektir.
Bir düşünün…
Bodrum’da iş insanlarının, genç girişimcilerin, yatırımcıların ve fikir üretmek isteyen insanların bir araya geldiği bir merkez.
Orada toplantılar yapılacak. Yeni projeler konuşulacak. Belki Bodrum’un ekonomisini büyütecek fikirler doğacak.
Bodrum’un buna ihtiyacı var.
Çünkü Bodrum sadece turizmden ibaret bir şehir değil. Aynı zamanda yaratıcı fikirlerin, kültürün, sanatın ve girişimciliğin de gelişebileceği bir şehir.
Elvan Biçgin’in konuşmasında dikkatimi çeken bir başka nokta ise şu oldu:
“BESİAD’ın gerçek gücü yönetim kurulundan değil, üyelerinin birlikteliğinden geliyor.”
Bu çok doğru bir tespit.
Bir derneği güçlü yapan şey yalnızca başkanı değildir. O derneğe inanan, katkı veren ve sorumluluk alan üyeleridir.
Bodrum’da yıllardır şunu gözlemliyorum: İş dünyasında çok değerli insanlar var. Ama bazen herkes kendi işiyle o kadar meşgul oluyor ki ortak akıl üretmek geri planda kalabiliyor.
İşte BESİAD gibi kurumların görevi tam da burada başlıyor.
İnsanları bir araya getirmek. Fikirleri buluşturmak. Şehre katkı sağlayacak projeleri konuşmak.
Elvan Biçgin’in liderliğinde BESİAD’ın bu rolü daha güçlü üstlenebileceğini düşünüyorum.
Üstelik Ramazan iftarında verilen mesaj sadece ekonomiyle ilgili değildi. Dünyadaki savaşlardan, barıştan ve insanlığın ortak değerlerinden de söz edildi.
Bu da önemli. Çünkü iş dünyası sadece rakamlardan ibaret değildir. Vicdanı olan bir ekonomi, topluma değer katan bir ticaret anlayışı her zaman daha kalıcıdır.
O akşam iftar sofrasında aslında Bodrum’un en güzel fotoğraflarından biri vardı.
Aynı masada oturan insanlar… Farklı sektörlerden gelen iş insanları… Ama ortak bir düşünce: Bodrum için birlikte üretmek.
Ben inanıyorum ki eğer bu birlik duygusu korunursa BESİAD çok daha güçlü projelere imza atacaktır.
Ve Bodrum sadece güzel plajlarıyla değil, aynı zamanda güçlü iş dünyasıyla da konuşulan bir şehir olacaktır.
Bazen büyük değişimler büyük sözlerle değil, küçük ama samimi adımlarla başlar.
Belki de BESİAD’ın o iftar sofrası, Bodrum’da başlayacak yeni bir hikâyenin ilk satırlarından biriydi.




