Şehirler aslında yaşayan varlıklardır. Nefes alırlar, büyürler, değişirler. Ama en önemlisi hatırlarlar. Bir şehrin hafızası bazen eski bir çınar ağacında, bazen bir meydanda, bazen de bir sokağın isminde saklıdır. Sokak isimleri yalnızca adres değildir; onlar aynı zamanda bir toplumun değerlerini, saygı duyduğu insanları ve geleceğe bırakmak istediği hikâyeleri anlatır.
Menteşe Belediyesi’nin Mart ayı meclis toplantısında alınan bir karar, işte tam da böyle bir hafıza kapısını araladı. Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, Cumhuriyet tarihine ve toplumsal yaşama iz bırakmış önemli kadınların isimlerinin Ortaköy Mahallesi’ndeki cadde ve sokaklara verilmesi oy birliğiyle kabul edildi.
Kararın alındığı tarih ise ayrıca anlamlıydı. Çünkü bu karar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün olduğu haftada alındı.
Bazen bir şehrin sokaklarında yürürken tabelalara dikkat etmeyiz. Oysa o tabelalar bize küçük hikâyeler fısıldar. Bir ismin arkasında bir hayat vardır, bir mücadele vardır, bir emek vardır. Şimdi Menteşe’nin bazı sokakları, bu hikâyeleri taşıyacak.
Bir sokakta Nezihe Muhiddin’in adı olacak. Kadınların hakları için büyük bir inançla çalışan, mücadele eden öncü bir isim. Onun adı artık bir sokağın tabelasında yaşayacak.
Bir başka sokakta Afet İnan… Cumhuriyet tarihinin araştırılmasına büyük katkılar sunmuş bir bilim insanı. Tarihi sadece okumakla kalmayıp anlamaya çalışan bir zihin.
Belki bir köşe başında Sabiha Gökçen’in ismini göreceğiz. Gökyüzüne cesaretle bakan, sınırları zorlayan bir kadın.
Bir başka tabelada Türkan Saylan olacak. Yalnızca bir hekim değil; eğitim, insan sevgisi ve toplumsal sorumluluk denildiğinde akla gelen güçlü bir vicdan.
Sanatın izleri de o sokaklarda yer alacak. Yıldız Kenter tiyatronun büyülü dünyasını hatırlatacak. Afife Jale sahne ışıklarının ardındaki cesareti anlatacak. Semiha Berksoy operanın güçlü sesini taşıyacak. İdil Biret ise müziğin evrensel dilini.
Ve doğaya duyarlılığıyla tanınan Saynur Gelendost… Onun adı da çevreye sevgiyle bakmayı hatırlatan bir hatıra olacak.
Aslında bu isimler sadece tabelalarda yazılı birkaç kelime değildir. Her biri bir yaşam öyküsüdür. Bir emektir. Bir hayaldir.
Bir gün o sokaklardan geçen bir çocuk tabelaya bakacak. Belki merak edecek:
“Bu isim kim?”
İşte o anda küçük bir keşif başlayacak. Bir öğretmen anlatacak, bir aile büyüğü hatırlayacak, belki de bir öğrenci araştıracak. Böylece bir sokak tabelası bir hikâye kapısına dönüşecek.
Şehirlerin en güzel yanı da budur aslında. Onlar bize yalnızca yollar sunmaz; aynı zamanda hikâyeler de anlatırlar.
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 8 Mart haftasında böyle bir kararın alınmasının anlamlı bir farkındalık oluşturduğunu ifade etti. Gerçekten de bazen büyük değişimler büyük gürültülerle değil, sessiz ama anlamlı adımlarla başlar.
Bir sokağa verilen isim, bir teşekkürdür.
Bir sokağa verilen isim, bir hatırlamadır.
Bir sokağa verilen isim, geçmişten geleceğe bırakılan küçük bir selamdır.
Çünkü hayat boyunca iz bırakan insanlar vardır. Onlar yaptıklarıyla, düşündükleriyle, ürettikleriyle başkalarına ilham verirler. Onların isimleri hatırlandıkça hikâyeleri de yaşamaya devam eder.
Şimdi Menteşe’de bazı sokaklar biraz daha anlamlı olacak. Çünkü o sokaklar yalnızca bir yerden bir yere giden yollar değil; aynı zamanda birer hatıra yolu olacak.
Belki bir gün biri o sokakta yürürken tabelaya bakacak ve şöyle düşünecek:
“Ne güzel bir isim.”
Belki de o isim bir merak uyandıracak. Belki bir kitabın sayfaları açılacak. Belki bir hayat hikâyesi keşfedilecek.
Şehirlerin ruhu biraz da böyle oluşur.
Bir isim, bir hikâye, bir hatıra…
Ve bütün bunların arasında insan kendini o şehrin bir parçası gibi hisseder.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü de aslında tam olarak bunu hatırlatır. Hayatın her alanında emek veren, üreten, ilham olan kadınları hatırlamayı… Onların izlerini görmeyi… Ve bu izleri geleceğe taşımayı.
Belki de bu yüzden bazen bir sokağın adı çok şey anlatır.
Bir tabelada yazılı birkaç kelime, aslında bir hayatın özeti olabilir.
Menteşe’de artık bazı sokaklarda kadınların hikâyeleri yaşayacak.Ve şehir, bu hikâyeleri usulca anlatmaya devam edecek.




